YENİLER
|
BALIK BEYİNLİ OLSADA BİR İNSAN SEVMEYİ BİLİYORSA BİR ÖMÜR VERİLMELİ UĞRUNA CAN VERECEK KADAR SEVİLMELİDİR GERÇEK SEVGİYİ HAKEDENLER O BALIK BEYİNLİ GÖRDÜKLERİNİZDİR |
![]()
fanatik bebek artık benin oğlum şu benim oğlum bu takımlı olucak demiyeceksiniz … demeyeceksiniz dimi ?
Anne Sefkati anne şefkati - “Bebeğimi görebilir miyim” dedi yeni anne.Kucağına yumuşak bir bohça verildi ve mutlu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini seyreden doktor hızla arkasını dondu ve camdan bakmaya başladı. Bebeğin kulakları yoktu…Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği, sadece görünüşü bozan bir . kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı.Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı. Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı.Hıçkırıyordu… Bu onun yaşadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı; ağlayarak- “Büyük bir çocuk bana ucube dedi…”Küçük çocuk bu kadersizliğiyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da başarılı bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, her zaman ona- “Genç insanların arasına karşımalısın”diyordu, ancak aynı zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu.Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü;- “Hiçbir şey yapılamaz mı?” diye sordu.Doktor;- “Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir” dedi.Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı. İki yıl geçti bir gün babası- “Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır” dedi.Operasyon çok başarılı geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda . ve sosyal hayatında büyük başarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yıllar geçti, bir gün babasına gidip sordu:- “Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım…”- “Bir şey yapabileceğini sanmıyorum” dedi babası.- “Fakat anlaşma kesin, şu anda öğrenemezsin, henüz değil…”Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi… Hayatının en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi başında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; kızıl kahverengi saçlarını eliyle geriye doğru itti; annesinin kulakları yoktu.- “Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu”
diye fısıldadı babası.- “..ve hiç kimse, annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi?”Gerçek güzellik fiziksel görünüşe bağlı değildir, ancak
kalptedir!
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine; “Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?” “Bakın göstereyim” demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.
Ermiş; “Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir de şart koymuş. “Peki” demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine, “Şimdi…” demiş ermiş, “Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.” Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen, ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. “Buyrun” deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.
“İşte” demiş ermiş, “Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman…”
Bayramlik Ayakkabilar bayramlık ayakkabılar Feryatlar, ağıtlar ve hıçkırıklar yükseliyordu. Herkes ağlıyor, fakat içlerinden biri diğerlerini bastırıyordu. Onun ağlaması daha bir içli, daha bir yakıcıydı.Kucağında bir çift ayakkabı vardı. Onları sımsıkı sarıyor ve bir bebek gibi bağrına basıyordu. Sonra kendi kendine konuşuyor,- Giyemedin yavrum, giyemedin…diyordu acıyla.Hadiseleri hatırladığıma göre, demek ki çok küçük değildim. Belki dokuz-on yaşlarındaydım, belki de biraz daha küçük. Ama, ayakkabılara sarılarak ağlayan o anneyi iyi hatırlıyorum.Neden yavrusu gibi kucakladığını ise herkes biliyordu ne yazık!Kanat gerdiği ayakkabılar, bayrama bir gün kala, traktör altında kalarak can veren oğluna aitti.Bayramlık olarak alınan o bir çift ayakkabıyı, çocuğun bütün ısrarlarına ve yalvarmalarına rağmen, bayramdan önce . giydirmemişler ve çocuktan sabretmesini istemişlerdi.Kimse yakıştırmamıştı o küçücük yavruya ölümü. Kimse, bayrama varmadan ölebileceğini hesaplamamıştı. Hatta böyle bir ihtimal, kimsenin aklına gelmemişti.Ama işte, yaşlı genç ayırmadan ansızın gelen ecel, ufacık bir çocuğu da buluvermişti…..Ve ayakkabılar. O, her ısrarına rağmen çocuğa giydirilmeyen ayakkabılar, birdenbire, yavrucaktan arda kalan en acı hatıra oluvermişti.*****Kimse bilmez hangi anda can vereceğini. Büyük nimettir aslında bu bilmezlik. Büyük lütuftur. Bir o kadar da büyük imtihandır,herkes için. Ölene de kalana da bir büyük derstir. Lâkin, ölenler için vakit bitmiştir. Kalanlar için, ne kadar daha zaman olduğu ise, herkese meçhul bir bilgidir.
Ne Sen beni unut, ne de ben Seni
Bir gün, odamdaki pencerenin dibinde ölü bir arı görmüştüm. Arının cesedi siyahlaşmıştı. Demek ki uzun süredir orada idi ve ben görmemiştim. Ama görmem bir şey değiştirmemiş, dursun varsın demiştim ve arıya hiç dokunmamıştım. Ölü bir arı… Bir kenarda unutulup gitmişti. Ben bile umursamamıştım… Acaba o arının öldüğünü umursayan birileri var mıydı? Dostları, akrabaları ve sevdikleri mesela, ne kadar umursamışlardı arının ölümünü? Yitip giden bir arı mıydı da kimse ondan haberdar değildi? Bu sorular cevapsız kalacak derken bir parkın kenarından geçiyordum. Parkta kendilerine sunulan yiyeceklerini afiyetle yemekte olan bir güvercin topluluğu vardı. Kendilerinden 5–10 metre ötede ise bir güvercin bir martı tarafından yerden yere vurulup yenmek için hazır hale getiriliyordu. Gözlerime inanamadım… Bu güvercinler arkadaşlarının paramparça edilmesine nasıl bu kadar bigane kalabilirlerdi? Nasıl afiyetle yemeklerini yemeye devam edebilirlerdi?
* * * * *
Arı… Güvercin… Unutulma fikri içime acı olup çöktü… Demek ki böyleydi ha? Çok kısa bir süre içinde unutulacaktık yani?
Anılarda kalacaktı adımız.
Fotoğraflarda kalacaktı gülümseyen yüzümüz.Bizi hatırlayanlar da ölecekti bir gün.
Onları hatırlayanlar da.Ama durun bir dakika… Benim unutmadığım ve dualarımda sürekli isimlerini andığım insanlar var. Hem de onlar âlem-i bekaya göçeli yüzlerce yıl olmuşken. Hem de hiç birini dünya gözüyle görmemişken. Peygamber Efendimiz başta mesela. Ehl-i Beyt, Ashab-ı Kiram ve nice Hakk Dostları…
* * * * *
Ayet-i Kerime’de buyruluyor:
Onlara şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur.” (Câsiye Sûresi 45/34)
Demek ki Allah’ı unutarak yaşanılan bir hayatın neticesi ebedi unutuluş… O’nu unutmadan sürülen bir ömür ise hem Allah (c.c.) katında unutulmamaya hem de bu dünyada unutulmamaya sebep oluyordu…
Duamız o dur ki ne Rabbimiz bizi unutsun ne de biz O’nu…
ÖLÜMSÜZ KIRMIZI GÜLLER…. Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı.
Zaten onlarla
adaştı da. Rose… Gül…
Kocasının sevgili Rose’u…
Her yıl
Sevgililer Günü’nü kapının önünde bulduğu enfes fiyonklarla
süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan.
Hatta, eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına
bırakılmıştı..Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte..
Her yıl güllere iliştirdiği karta aynı cümleleri yazardı:
“Seni, geçen sene bugünkünden, daha çok seviyorum…”
Birden, bunların son gülleri olduğunu düşündü..
Önceden ısmarlanmış olmalıydı..
Öleceğini nasıl bilebilirdi?..
Zaten her seyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi,yumurta kapıya gelmeden…
Gülleri özenle içeri taşıdı..saplarını kesti, vazoya yerleştirdi..
Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine gülümseyen fotoğrafının yanına koydu.
Orada kocasının koltuğunda oturup saatlerce güller ve fotoğrafı seyretti sessizce..
Bitmek bilmeyen bir yıl geçti..
Yapayalnız ve hüzün dolu bir yıl..
Sonra bir sabah kapı çalındı..
Tıpkı eski günlerde olduğu gibi..
Kırmızı gülleri, üzerinde küçük kartıyla birlikte eşikteydi..
Sevgililer Günü’nü kutluyordu.
Gülleri içeri aldı. Şaşkınlık içinde doğru telefona gitti.
Çiçekçi dükkanını aradı…
Onu bu kadar üzmeye kimin hakkı vardı ? “Biliyorum” dedi, çiçekçi.. ”
Eşinizi geçen yıl kaybettiniz..
Telefon edeceğinizi de biliyordum..
Bugün size yolladığım gülleri çok önceden ısmarlamış, parasını da ödemisti..
Hep öyle yapardı zaten, hiç şansa bırakmazdı. Dosyamda talimat var.
Bu çiçekleri size her yıl yollayacağım. Bir de özel kart vardı, kendi el yazısıyla.
Bilmeniz gerek diye düşünüyorum..
Ölümünden sonra çiçeklere iliştirmemi istediği kart…”
Rose hıçkırıklar arasında teşekkür ederek telefonu kapattı.
Parmakları titreyerek zarfı açtı.. ” Merhaba gülüm” diye başlıyordu, kart.. ”
Bir yıldır ayrıyız.
Umarım senin için çok zor olmamıştır. Yalnızlığınıı ve acılarını hissedebiliyorum. Giden sen, kalan ben olsaydım neler çekerdim
kimbilir?
Sevgi paylaşıldığında yaşamın tadına doyum olmuyor.
Seni kelimelerle anlatılmayacak kadar çok sevdim.
Harika
bir eştin dostum, sevgilim benim… Sadece bir yıldır ayrıyız.
Kendini bırakma. Ağlarken bile mutlu olmanı istiyorum.
Onun için bundan sonraki yıllarda güller hep kapımızda olacak.
Onları kucağına aldığında paylaştığımız mutluluğu ve
kutsandığımızı düşün. Seni hep sevdim.. Her zaman da
seveceğim. Ama yaşamalısın. Devam etmelisin… Lütfen..
Mutluluğu yeniden yakalamaya çalış. Kolay değil,
biliyorum ama bir yolunu bulacağına eminim…. Güller, senin kapıyı açmadığın güne dek gelmeye devam
edecek. O gün çiçekçi beş ayrı zamanda gelip kapıyı çalacak,
eve dönüp dönmediğini kontrol edecek. Beşinciden sonra
emin olarak gülleri ona verdiğim yeni adrese getirip
seninle yeniden ve ebediyyen kavuştuğumuz yere bırakacak..
SENİ SEVİYORUM GÜLÜM…”
Ölümüne Aşk Hikayesi
Delikanlı ile kız arkadaşı motorsikleriyle gezerken delikanlı kız arkadaşına ‘’şimdi ban sıkı sıkı sarıl ‘’Kız delikanlıya sıkı sıkı sarılır.Delikanlı ardından ‘’kaskımı alıp takarmısın başımı çok sıktı’’Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıkar.Motorsiklet fren arızası nedeniyle bir binaya çarptı iki kişiden biri öldü diğeri kurtuldu.
Ama işin aslı öyle değildi.
Yolun yarısında delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ve bunu arkadaşına belli etmek istememişti.
Bunun yerine kızdan kendine sıkıca sarılmasını ve onu bir kez daha sevdiğini söylemesini istemişti.Sonrada
Ölüm pahasına kızın başlığı takmasını ve onun hayatta kalmasını sağlamıştı…………İŞTE GERÇEK AŞKIN ANLAMIDA BUYDU ZATEN……Kendini kandırma kızım!
Ne sanıyosun sen hayatı pembe bi eLbise mi ?
Bıkmadın mı etrafa
Pembe gözLükLerLe bakmaktan
Ya da poLyannacıLık oynamaktan?
Geçmio işte acıLar
Kaç kez anLatıcam sana
Bu işLer internet bağLantına benzer
Bi koparsa kaLırsın ortada
Ne o küçük hanım niçin bu yaşLar? AğLama PaLyaço Makyajın Akar![]()
SİLEMİYORSAN KARALAYACAKSIN AŞK, SEVGİ ,YÜREĞİNDE BİRİNİ TAŞIMAK NELER İFADE EDİYORDUR SİMDİ SİZLER İÇİN BUNDAN 9 YIL ÖNCE BENİM İÇİNDE ÖYLEYDİ… SESİNİ DUYMAK YÜZÜMDE BİR TEBESSÜM OLUŞTURUYORDU HEMEN ELİNİ TUTMAK YÜREĞİMİ YERİNDEN ALIYORDU SANKİ YANINDA BULUNMAK BAMBAŞKAYDI ANLATSAM SATIRLARI DÖKSEM BUNLARI NE SİZİN ZAMANINIZ YETER NE BENİM YÜREĞİM ÇOK MUTLUYDUM ÇOK … BERABER GİTTİĞİMİZ YERLER, BENİM İÇİN KURDUĞU O GÜZEL SÖZLER, GÖZLERİMİN İÇİNE BAKA BAKA SENİ SEVİYORUM DEYİŞİ OZAMAN MUTLU EDERKEN BENİ ŞİMDİLERDE YARALIYOR CANIMI ALIYOR HERŞEY YOLUNDAYDI YÜZÜMÜ KİMSE ASIK GÖREMEZDİ, MUTLULUKTAN UÇUYORDUM ADETA… NE OLDU BİRDEN BİRE KADERİMİZLE Mİ OYNADILAR ANLAMADIM BİRGÜN YİNE YÜREĞİMDE O ,GÖZLERİMDE O ,HERŞEYİMDE O DOLAŞIRKEN BURSA SOKAKLARINDA BENİ SEVEN O ADAMI BAŞKASIYLA HEMDE BENİMLE BİLE GÖRMEDİĞİM ŞEKİLDE GÖRDÜM VE İŞTE BEN OGÜN ÖLDÜMMMM OGÜN HERŞEY BİTTİ 9 YILA BİR KALEM ÇEKTİM KAÇ KEZ GELDİ KARŞIMA DURUMU ANLATMAK İSTEDİ AMA HERŞEY ORTADAYDI YANLIŞ YAPTI O OGÜN . BENİM YÜREĞİMİ, BENİM BENLİĞİMİ, BENİM CANIMI ALDI.YİNE YAPACAĞINI YAPTI İŞTE KADER KOPARDI AŞKLA BAĞLANTILI TÜM İPLERİMİ.. ŞİMDİ DÜŞÜNÜYORUMDA GÜYA SEVENLERİ : BİLSELER BENİM NASIL SEVDİĞİMİ, BİLSELER BİR ÖMRÜ VERİP KARŞILIĞINDA NASIL DEĞER BULDUĞUMU HERHALDE TÜM SEVGİLERİNDEN VAZGEÇER YÜREKLERİNE ZİNCİR VURURLARDI. ŞİMDİ DÜŞÜNÜYORUMDA KENDİMİ : NE KADAR ZAVALLIYIM ,NE KADR GÜÇSÜZÜM O YAŞIYOR HAYATINI BEN YÜREĞİMDEKİ YANGINLARDA KAVRULUYORUM ŞİMDİ KIZIYORUM KENDİME , KADERE SENİ NEDEN KARŞIMA ÇIKARDI BEN NEDEN SENİ SEVDİM , SANA NEDEN İNANDIM DİYEEE LANET OLSUN , LANET OLSUN BEEEE SENİ BU YÜREĞE HAPİS EDEN BANA ÇEKİP GİDEN SANA LANET OLSUN İŞTEEEE NE YAPSAMDA YOK ŞİMDİLERDE AKLIMDA HEP AYNI CÜMLELER NE SENİNLE NE SENSİZ KABULLENMİYO BU YÜREK , NASIL OLURDA SANA BU DEĞERİ VERMİŞKEN BANA BUNU YAPARSIN SEVSEMDE İSTEMİYORUMSENİ İSTEMİYORUM İŞTE KALBİMDEN SİLEMESEMDE ANLADIM Kİ SİLEMESENDE KARALAYACAKSIN…
Canim Askim Bir Gun Hayattan Baglarini Koparmis, Ne olacagini bilmeyen ki zaten dusunmeyen, hayati Umursamayan Sadece Onu Sevenler icin Yasayan Ve Allahin Verdigi Cani Geri Almasini bekleyen bir genc tesaduf eseri yine hayati alaya aldigi bir gun Yine Kendisine Yakin Beklide Daha Kötu Durumda Olan bir Kizla Tanisir. Genc Butun alayci Vurdumduymaz . Sade gereksiz Tavriyla Kizla Konusurken Kizin ilan-i Ask’i ile sasirir. Nereden cikti bu simdi. Genc Dalga geciyor diye kiz dami havaya uyum saglamak icin Gencin gittigi yoldan gitmeye karar vermisti anlayamamisti. Ama buyuk olasilikla dusundugu gibi oldugu icin normal davranmisti ve sohbete hic bir sey olmamis gibi devam etmeye calismisti. Ama Kiz israr ediyordu ve Beklide dunyada cok az insanin kabullenecegi seyi yapacagini onu karsiliksiz sevecegini söyluyordu. Genc Tuhaf karmasik duygu ve dusunceler icerisindeydi. Gecmiste Yasadigi Uzun Yillarini alan Buyuk Umutlarini hayallerini gelecege dair planlarini kisacasi butun gecmisini ve gelecegini bir anda yikan birinin biraktigi cok buyuk hasarli kucucuk bir kalbi yalandan, dolandan hele ki bos vaatlerden korumasi gerekiyordu. Zaten
o yuzden Hic bir seyi önemsemiyordu hayatta kimse kirmasin zedelemesin daha zaten evvelden hasarli kalbini. Ama Sebebini bilemeden anlamadan o karsilik beklemeyen samimi kiza karsilik vermeye basliyordu kalbi ve kalbinin hukmettigi elleri gözleri beyni. Ve Dayanamamis gencte karsilik vermisti kiza.
Ve iyi ki de yapmisti bunu. cunku Gercektende aradigi biriydi o kiz. Bir daha yasamak istemedigi yasayacagina da inanmadigi aski dolu dolu yasamaya baslamisti o ve kiz. Birbirlerine dunyanin en guzel isimlerini takiyor en guzel iltifatlari ediyor En guzel hayalleri kuruyorlardi gerceklestirmek uzere. Ve nice guzel sey.Her sey Muhtesem gidiyordu. Her ikisi de birbirinin mutlu olmasi icin tabiri caizse gözlerini
kulaklarini dunyaya ve hayata kapamis ellerinden gelenin en iyisini yapmaya calisiyordu. Genc bazen istemese de tek ve beklide son askini kiriyordu, kiz da gencin ama hemen birbirlerini affediyordu. Asklari o kadar ilerlemisti ki genc hic dusunmeden bir yuzukle Hayatinin Askina Evlenme teklifinde dahi bulunmustu ve kizda zaman kaybetmeden kabul etmisti. Bununda ötesi yoktu artik birbirlerinin olmamalari icin hicbir neden yoktu
sadece birbirlerini birakmayacak her zaman birbirlerinin yaninda olacakti.Evlenme teklifinin uzerinden fazla bir zaman gecmeden genc Deli gibi sevdigi Askinin mesajlarinda
artik sebebini bilmedigi tuhafliklar sezinlemeye basladi. cunku Hayatinin anlami artik .
mesajlarinda Ne askim Ne canim ne cicim guzel olan hicbir sey yazmiyordu, mudure verilen gunluk rapor gibiydi mesajlari. Ve birkac gunden fazla dayanamayip sordu yanit alana kadar. Ve bir soru sordu kiz gence “Can’mi Ask’mi” Gencin butun hayati film seridi gibi gözlerinin önunden gecti. Ask dedi genc! aileden biri olmamasi
disinda ki kendisi aileyi de katsa AsK derdi. Ve ögrendi ki hayata onunla sifirdan basladigini her seyin yeniden olustugunu onsuz bir hayati dusunmedigini söyleyen kiz eskiden karsilikli sevdigi ve ayrilarak hayatindan cikarmak zorunda kaldigi biri ile arkadasca görusuyormus. Ama onun annesi kizi arayarak kanser oldugunu ve kizla görustugu gunden beri onun hep mutlu oldugunu söylemis ve kiz iki arada bir derede kalir gibi onumu yoksa gencimi sececegini dusunmeye baslamis. Halbuki Asklari her seyden ustundu hicbir sey onlari ayiramazdi. Genc yikilmisti.
Nasil olurda böyle bir secimi dusunebilirdi kiz. O kadar zaman yasadiklari bosuna miymis verilen sözler edilen yeminler kimeymis nedenmis. Genc hayatinda hic yapmadigi yapmayacagi seyi yapmis kiza iyi dusunmesini ve yanit vermesini söylemis. Halbuki o genc hayatinda hicbir zaman o
tarz secimlere girmemis girdigini ögrendiginde de bir kalemde ona onu yapani silmisti. Ama kiz Onun hayatiydi her seyiydi Evlenmeyi dusundugu tek ve son kisiydi, hemen silip atamazdi. Gunler gecmisti gencin elinde telefon herhangi bir mesaj bekliyordu hayatindan. Kendi atmak istemiyordu
aski kararini daha saglikli vermesi icin. Ta ki dogum gunune kadar. Dogum gunu basindan sonuna kadar uyumamis en azindan o gunde onu yalniz birakmamasini istemisti genc. Aradan neredeyse bir ay gecmisti sevdiginden o yaniti daha dogrusu soruyu aldigi gunden o
gune. Aski ve sevdasi icin cok önemli bir gundu o gun. Bir mesaj ya hayatinin aski ile ömru devam edecekti, ya da o gunde bile onu hatirlamayan birinin onu sildigini dusunerek o muhtesem her seyiyle dörtdörtluk oldugunu dusundugu inandigi yasadigi
askini sevdasini koparip kalbinden atacakti. Gelmedi…Gunlerce bekledigi o gun gelmisti .
ama mesaj gelmemisti. Kendini hayattan kopmamak icin zor tutuyordu genc. Koparacakti ama arkada onu sevin onlarca insan vardi onlari dusunuyordu, yapamiyordu. Herhalde kiz söyleyemiyordu ayrilmak istedigini dusundu o parcalanmis yuregiyle ve kizin onu cabuk unutmasi icin ilk adimi kendisi atti. Kizdan butun verilenlerin geri alinmasini ve bundan sonra hicbir sekilde .
görusulmemesini istedi genc kalbi aciya aciya. Kiz. Dogum gununde mesaj attigini söyledi gence ama genc sartlandirmisti kendini mantikli dusunemiyordu. Zaten
o kizdiginda en az 1 2 saat mantikli dusunemezdi. Sonradan akli basina gelirdi ve yaptigi hatayi telafi etmek icin elinden geleni yapardi. Bunda da öyle oldu. Gece akli basina geldi gencin. Mesaj ustune mesaj yazdi. Mail uzerine mail. Ama kiz gencin hatasini affetmedi. Ve bitirdi. Genc aslinda amacina varmisti. Hayatta en cok sevdigi askinin kalbini kirmisti ayrilirken daha cabuk unutmasi
ve daha fazla aci uzulmemesi icin. Ama hep devam etmek istemisti yasanan butun kötu olaylara butun uzuntulere ragmen. Ama Bitmisti .
Her sey butun Basitligiyle ve sacmaligiyla. Oysa Tanistiklari gunden o gune cok daha buyuk sarsintilar olmustu. Ama yinede bitmisti iste. Bos gereksiz sacma bir nedenden dolayi.Ve yemin etmisti o gun genc. Dogum gununun gercekten yeni dogum gunu olacagina, Eskiden eser birakmayacagina, Artik uzulmeyecegine uzulecegini sezdiginde uzecegine, kine, nefrete, isyana ve hic tarzi olmayan her seye.
Aci Hikaye
bu hikayeyi sonuna kadar okuyun?cunku bu bana cok aci verdi basimdan gecen ve hayatima damga vuran ve hatta baska bir insan olmama sebep olan bir ask hikayemi sizinle paylasmak istiyorum.Biraz kendi yasadigim hayati size anlatmak istiyorum.hollandada yasiyorum.yasim daha 17 iken cok deli ve hizli bir hayat yani gunden gune yasiyan biriydim.Icki ,esrar gece hayati,hafta sonlarida barda calisiyordum.lise ikideydim okulum hep iyi giderdi aslinda ama gittikce kotulesiyordu,bu hayat ile okul gitmezdi tabiki,ogretmende hep oyle derdi bana ya okul ya o hayat ikisi bir arada gitmez ama dinlemezdim.kendimi hic asik olmaz ve evlenmeyecek birisi zannederdim.cok kiz arkadaslarim olmustur ve hic birine baglanmazdim ve bir kac tanesinin duygularinlada oynardim,kullandiklarim da vardi.bazen iki veya uc tane kiz arkadasim birden olurdu iliskiye girmek icin coguna yalan soylerdim ama hic bir zaman gercekci olmazdim.Evde hic huzur yoktu annem babam benle konusmak istemiyordu her gun kavga ediyorduk kardeslerim daha kucuktu ve ayni evde oturmamiza ragmen nerdeyse hic birini . gormezdim bazen 3 gun eve gelmezdim orda burda yatardim.Amcalarim dayilarim hic biri beni sevmezdi cunku hic birine ugramaz hal hatir sormazdim.yasadigim sehirdeki turk ailelerin nerdeyse hepsi cocuklarina onunla gezmeyeceksin diye tembih ederdi.hapise 3 kere girdim ve toplam 9 ay hapis yattim.Hapisten ciktiktan sonra babam beni karsisina aldi ve bana bak . oglum dedi,artik yeter,bundan sonra ya okursun vede kendine ceki duzen verirsin ozaman seni eve alirim.yok hayir ben gene ayni hayata
devam edecegim dersen senin yuzunden bu evin huzurunu bozamam ve seni evlatliktan reddederim dedi.Sonra tekrar okula baslamaya karar verdim ve hayatim ondan sonra degisti cunku onu gormustum….lisede okuldaydim ve bizim bu yapilan okul 3 okula bagli bir okuldu ve tam 10.000 ogrenci bulunuyordu.ben o senesi dorduncu yilimdayim ve o gunu arkadasla sinifa giderken yanimdan o gecti ilk orda gormustum ve o ani su an uzerinden 14 yil gecti halen unutmadim.nasil guluyordu nasil guzeldi saclari uzun esmer mavi gozlu bir kizdi.icime bir sicaklik vurdu ve kalbim cok fena atmaya baslamisti hic bir kizda bu duyguyu hissetmemistim.sinifa gittim ama hic konsantre olamiyordum
aklim hep ondaydi ve ogretmene tuvalet gidecegim bahanesiyle ciktim ve o kizin sinifini aramaya basladim.disari camdan siniftan iceri bakiyordum hep ona oyle bir dalmisimki onun arkadaslari davayi caktiydi ve bana guluyorlardi ama ben gozlerimi ondan alamiyordum oda bana pas vermiyordu
ve hep onune bakmaya calisiyordu.ondan sonra bana olanlar oldu.Onun pesine gitmekten onu dusunmekten baska hic birseye vakit ayiramazdim.ona kiz arkadaslariyla mektuplar yolladim hic birine cevap vermezdi.Calistigi isyerine tam 50 gul yolladim yinede pas vermedi.Sonra calistigi isyerine kendim gittim mecburi bana
yardim etti.Ona beni bir kerecik dinlermisin dedim bana orda biraz sinirlenerek benim pesimi birak dedi ben sana sevgili olamam dedi
ve bana orda dunyada sen tek ben tek kalsam kendimi oldurur ve sana yinede yar olmam dedi.Cok agir bir sozdu ,soktaydim,nedenini bile soramadim.bu kiz bana neden boyle yapiyor neden benim soyleyeceklerimi dinlemek istemiyor dedikce kendimi yedim bitirdim.ama ona oylesine bir duygu hissediyordumki bana ne dediysede ne ettiysede ne kadar kotu davrandiysada hic bir zaman ona kizmadim, sinirli bakmadim, her zaman
guldum ve senin pesini birakmayacagim dedim.ona kaset doldurdum ona nasil bir sevgi duydugumu kasete cektim sarkilar cektim ve arkadasiyla ona .
gonderdim dinledigini biliyordum ama ne inatci kizdi ve kaseti bana kirmis haliyle geri gonderdi.Onu herkesten cok kiskanirdim birisiyle konusurken gorseydim
hemen ona dusman kesilirdim ve onun icinde herkes bilsin diye okulun en kalabalik gununde gizlice okulun mikrofonun arkasina gectim,ve ben omer ben caglayi cok seviyorum o benimdir seni cok seviyorum askim,ve herkes bunu boyle bilsin diye bagirdim.buna cok bozuldu ve
bana okul disinda bunu nasil yaparsin sen kim oluyorsun diye bana cok kizdi ve demedigini birakmadi bende ona seni bu
gonlum cok sevdi napim benim olacaksin ve pesini hic birakmayacagim dedim,bana tokat atti ve yanimdan hizla ayrildi.o bana inat ettikce ben ondan daha inat oluyordum vede dahada cesaretleniyordum.gunler geciyordu ve hayal ediyordum illa bir kere onunla ben okula el ele yuruyecegiz diye.herkes halimi goruyordu ve bana manyaksin sen bir kiz yuzunden hayatini maf ettin diyordu, napacaksin onun gibi bin tane
var derdi ama dinlemezdim cunku kalbim sevdi bir kere onu dusunmeden edemiyordum ve bazen baska kizlara yaptiklarim aklima gelirdi ve onlarin halini daha iyi anlardim deli olurdum.buna ragmen bu kizin pesini hic birakmadim her tarafta ona gozukmeye calistim,nereye gittiysede bende onu resmen takip ettim,ve en sonunda bana arkadasiyla mektup gonderdi ve soyle yaziyordu.sen beni cok sevdigini soyluyorsun ama ben sana .
inanmiyorum cunku senin yasadigin hayati biliyorum.seninle nasil arkadaslik yapmami istersin,sen yalancisin sen kendine git baska bir kiz kandir ve benim
pesimi birak diye yazdi.Mektuptan sonra o kizlarla yasadigim hayat gozum onunden gecti ve onlarin haline bu sefer ben dusmustum.Yinede bu beni caydirmamisti ve ona baska bir dugyu duydugumu ve onu gercekten sevdigimi mecbur soylemeliydim.iki gun sonra sevgililer gunuydu ve ona
bir surpriz yapacaktim.14 subat 1992 sabah saatlerinde elime bir gul alip okulun yolunu tuttum,herkes siniftaydi butun cesaretimi toplayip onun sinifina
girdim,ogretmen bana ne oldu dedi lutfen 5 dakkanizi alacagim dedim lutfen musade edin.sinifin onunde kip kirmizi olan yuzumle ona yazmis .
oldugum siiri okudum ve yanina gidip onunde diz coktum ve ona gulu verdim.Seni cok seviyorum cagla dedim,seni gordugum anda hayata bakis acimi degistiren tek kiz oldugunu soyledim ve bana bir sans tanirsan seni cok mutlu edecegimi ve hic bir zaman
birakmayacagimi soyledim.Gozlerinin icine bir kac saniye bakarak siniftan ayrildim.Disari ciktigimda kalbim duracak gibiydi,rezil oldugumu zannediyordum ama icimde rahatdi cunku sevdigim bir kiz icin bunu yapmistim.Ondan sonra kiz bana bir mesaj gonderdi,aynen soyle yaziyordu.Bana gonul verdigini soyluyorsun ve beni her kizdan
ayridigini vede cok sevdigini soyluyorsun,yaptigin surpriz beni inan cok sevindirdi.Su ana kadar senin hakkinda duyduklarimi degistirmen icin sana bir sans veriyorum insallah sozlerinin arkasinda durursun.Bu kizida senin oyuncagin zannetmez vede beni kullandigin mendil gibi atamayacagina dair soz verirsen bende seni cok mutlu edecegimi yemin ederim.(Bu yazmis oldugu kagit halen bendedir).En sonunda aramiz oldu,ve onunla yasadigim o gercek aski yasamaya basladim,elini
ilk tuttugumda onu bir kez olsun yanaktan opmek ve ona sarilmak demek ne kadar guzel ve acayip bir histi.Bu boyle
nerdeyse bir yil gitti taki abileri bu nu duyana kadar.Zaten aradan birkac gun gecmeden iki abisi beni buldu ve bana
caglanin pesini birakacaksin yoksa seni gebertiriz dediler,yok oyle sen trabzonlu olupta gelip adanadan kiz alacaksin,bende onlara siz naparsaniz yapin ben
onu sevdim ve onu birakamam dedim ve beni iyi bir dovduler,ama genede birakmadim,onunla hep gizli bulustum ve hayatimdan cok mutluydum.Cagla
dort gun sonra turkiyeye gidecekti nasil ayrilacaktim ondan.gitme diyordum ama abisi ve babasi o kadar sert insandiki yapamazdi mecburdu gitmeye.gun geldi havalaninda ailesinden uzak onu seyrediyordum passport kontrole girdiklerinde gozlerimden yaslar gelmeye basladi nasil agliyordum.oda bana bakip ne kadar uzuldugumu goruyordu ama napabilirdi.gozden kayip oldugunda cok agladim arabada eve giderken gozlerim agriyordu yuzum kizardiydi napacagimi bilmiyordum.6 hafta uzak kalacaktim sevdigimden hep resmine bakar ona konusurdum ne numarasi varidi ne birsey ona ulasmak icin hepsini babasi almisti ondan.Sonunda kiz arkadasini aradi ve yengesinin numarasini verdi burayi arasin diye.aradigimda babasinin maksati onu orda baska bir erkekle evlendirmek istedigini soyledi ve hungur hungur
agliyordu.bana gel beni kacir diyordu ve babasi onu cok zorladigini abileride ona cok kotu davrandiginii soyledi tek siginabilecegi annesi idi ama o da onlardan cok korkuyordu.onu hergun arardim.bazen bulurdum bazen bulamazdim.Bir gun aradagimda yengesi bana caglanin rahatsiz oldugunu ve durup dururken bayildigini soyledi.Neyi var sordugumda basi donuyor bazen dedi ama onemli birsey olmadigini soyledi.yengesi bana telefonda o seni cok seviyor
dedi ve kapatti.bunlari duyunca onu ne kadar yanimda istiyordum ve hatta turkiyeye onun yanina gitmeyi bile goze almistim.cunku aklima kotu
kotu seyler geliyordu ,acaba bir daha goremicekmiydim onu diyordum kendi kendime.yengesini bir gun yine aradim ve bana cagla yok dedi babasi onu doktora goturdu, cok fenalasmisti dedi.doktor babasina bir hastaneye gitmesini soyledi ama babasida turk hastanelerine guvenmiyordu ve hollandaya zorunlu
donecegini soylemisti.Caglanin bir kac gun sonra hollandaya donecegini ogrendigimde cok .
sevinmistim.Ve o gunu tam 13 saat havalaninda sadece onu gormek icin bekledim.geldi o da beni gordu ona kosup doyasiya sarilmak istiyordum ama napalim olmuyordu kader degilmis.sonra onunla bulustuk ve bana
bayildigini arasira bas donmesi oldugunu ama onemli birsey olmadigini soyledi ve babasiyla burda doktora gidecegini soyledi.bundan sonra olan oldu ve
burdaki doktorlar beyninde tumor varmis dediler ben bunu duydugumda dizlerim tutmuyordu ayaklarmin uzerinde duramiyordum ve hep agliyordum oda hastanede yatiyordu ve cok riskli bir ameliyat ama zorunlu oldugunu soylemisler.onun yanina gitmek istiyordum ama oda arkadaslarina sakin gelmesin beni boyle gormesin diye tembih etmis.ameliyat oldu ameliyattan sonra hic gozlerini acamamis vede hic konusamamis dediler.Daha dayanamadim ve gittim hastaneye onu orda gordugum anda yere yikili verdim.abileri annesi hep agliyordu ve annesi bana sadece senin ismini soyledi dedi.yaninda oturup elini tuttum ve yuzunu sevdim ne kadar agliyordum iyi olacaksin gezecegiz seni seviyorum diyordum kulagina, ve elime verdigi reaksiyonu hissediyordum.iki gun orda kaldim doktorlar
en son muayenede artik geri donus olmadigini ve bitkisel hayata girdigini soylediler ve fisi ne kadar zorda olsa cekmemizi soylediler cunku ona su an sadece daha cok aci cektiriyoruz dediler.herkes agliyordu nasil yapariz diye ama doktorlar bunun mecburi oldugunu soylediler
ve biraz dusunmemiz icin bize zaman tanidilar,bunu nasil yapabilirdik ben .
hep hayir dedim,olmaz dedim ve yaninda hep durdum en sonunda hic kimse fisi cekmeye cesaret edemedi ve doktorun fisi cekmesine karar verdiler.caglanin basini aldim koynuma ve bir kac dakka sonra dunya hayatindan goz yumdu.nefes almiyordu bana konusmuyordu daha bana gulmuyordu artik.bagira bagira agliyordum ama nafile geri gelmeyecekti gozumun onunden soyle
ilk gunler gelip geciyordu nasil guluyordu nasil seviyordum onu ama simdi ise koynumda cansiz bir kizdi.Doktorlar artik elimden almak istiyorlardi ama ben ona oyle bir sarildimki herkes cok ugrasti,ama ben ondan ayrilamiyordum sonrasinda bana cok igne yaptilar sakinlestirdiler.Zaten ondan sonrasi hep huzun bu detaylara artik girmeyecegim ve bu gercek yasanmis bir hikayedir.Bazen halen kendi kendime dusunuyorumda bu bana bir dersmiyti
acaba,ve bu olay beni gercekten degistirdi.simdi ise evliyim ve bir kizim var ve ona baktikca her zaman dua ederim insallah buyudumu benim gibi bir erkege rastlamaz diye.buda benim ask hikayem.su an yasim 34 ve onun gibisini hayatimda hic kimseyi sevmedim .
sevemeyecegimde.Onun atesi kalbimde halen yaniyor ve turkiyeye her sene gider onun mezarini ziyaret ederim ve her defasinda goz yaslarimi tutamam.
Yorumlar
Yorum: BAYRAM ÇELİK
Tarih: 28 Haziran 2007, 1:47
ARKADAŞLAR YENİ EKLEDİĞİM GERÇEK HAYATTAN ALINMIŞ BU HAYAT HİKAYELERİNİ SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTEDİM SEVGİLERİMLER ….
BAYRAM ÇELİK
Yorum: nurcan
Tarih: 2 Temmuz 2007, 16:48
tebrıkler kuzen cok güsel olmus gusel bı sıte gercek olmus hıkayelerı bıraz cogalt hersey supper sıırlerıne butun arkadaslar bayıldı basarının devamını dılıyorum
Yorum: elçin
Tarih: 5 Temmuz 2007, 16:13
ya bu adresı sans eserı buldum ama cok güsel tebrıkler resımlerı ve özlü sözlerı ask alanında cogaltırsanız seewınırım sızle tanısmak ıstıyorum kendınızdende cok az bassetmıssınız yaaaa sıırler muhtesem kendınız mı yazdınız hepsını tebrıklerrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr
Yorum: BAYRAM ÇELİK
Tarih: 5 Temmuz 2007, 20:07
ELÇİN TEŞEKKÜRLER
ŞİİRLERİN HEPSİ BANA AİT 1500 KADAR VAR AMA SİTEYE BU KADAR EKLEDİM DAHA SONRA EKLEYECEĞİM İNŞALLAH BİR ŞİİR KİTABIM VAR ADI AYNISEN HERKES İÇİNDE KENDİNİ BULSUN DİYE EĞER ANKARADAYSAN KOLAYLIKLA ULŞABİLİRSİN
İSTEKLERİNİ DİKKATE ELICAM HATTA HEMEN YARIN DİKKATE ALMIŞMIYIM DİYE BİR KONTROL ET OLUYY MU ?
TANIŞMA KONUSUNA GELİNCE KISMETSE OLUR
Yorum: aglayangul
Tarih: 6 Temmuz 2007, 6:09
selam bak gene burdayım uyuyamadım sitenin güzelliklerinden yararlanıyorum bu güzel insanıda tekrar tebrik ediyorum sen varya harikasın sayende içim içime sığmıyor bugün nedeninide biliyorsu
Yorum: aglayangul
Tarih: 6 Temmuz 2007, 6:27
sahiya bu çiçek kime şimdi merak ettim ba
Yorum: BAYRAM ÇELİK
Tarih: 6 Temmuz 2007, 22:59
ağlayan gül sana tabi o çiçek kime olucak Biz selamı güneş gibi her sabah gündoğarken göndeririz sevdiklerimize
çiçeğide azrail gibi bir kere ama tam yerinde
Çok sevindim hayırlı haberlerine daha konuşma fırsatı bulamadık ama kalbindeki sevinci tahmin edebiliyorum sevincine ortağım AZALMAZ DİMİ BEN ORTAK OLUNCA çok yoğun olduğum için eve geç geliyorum konuşamıyoruz kusura bakma ARKADAŞIM OK
Yorum: aglayangul
Tarih: 7 Temmuz 2007, 10:37
canımsın tşk ederim asıl sevincime ortak olmassan bozuşuruz senle unutma herşey senin sayende oldu ve sana bi mutluluk borcum var artık görüşmek dileğiyle. SEVMEK SEVİLENE YAPILAN EN GÜZEL DUADIR EY YÜREĞİ GÜZEL İNSAN DUALARIMIN EN GÜZELİ SANADIR CANIMSIN..
Yorum: SEDA ÖZCANLAR
Tarih: 11 Temmuz 2007, 15:59
HİKAYELER ŞİİRLER RESİMLER DERKEN SONUCA VARDIM SEN SÜPERSİN YAW İYİKİ RASTLAMIŞIM SİTENE İYİKİ RASTLAMIŞIM SANA
SENİ ÇOK SEVDİ BEN…
Yorum: BURCU ÖZPAK
Tarih: 11 Temmuz 2007, 16:02
BAYRAM ABİ BEN İZMİRDEN BURCU ŞİİRLERİN MÜKEMMEL BOL BOL ÇALIYORUM HABERİN OLSUN SESLİ ŞİİRLERİNDE VARSA MSN DEN YOLLAR MISIN ABİCİM ALLAH HERKESE SENİN GİBİ YÜREK VERSİN……
Yorum: DR. MUSTAFA ÖZ
Tarih: 11 Temmuz 2007, 16:06
slm bayram kardeşim sporcu yönün kadar şair yönününde olduğunu bilmiyordum ÖĞRENMİŞ OLDUM ŞİİRLERİN MÜKEMMEL SİTEDEKİ AMAÇ GÜZEL
SEVGİ DOSTLUK VAR HER KÖŞEDE SANA YAKIŞIR
ADANA YA NE ZAMAN GELECEKSİN NE ZAMAN MAÇ YAPACAĞIZ , SENSİZ YENEMİYORUZ YAW
Yorum: METİN HOŞDERE
Tarih: 11 Temmuz 2007, 16:09
slm bayram kardeş
senin şu kitaplardan çorumada yollada burdakilerin yüreği temizlensin ben dostlar kitabevi sahibiyim mümkünse haberleşelim bir miktar kitap yolla bana satışını yapılım
SENİN GİBİ YÜREĞİ SAĞLAM ARKADAŞLARIN KİTAPLARI SATSIN ……. ların KİTABI SATACAĞINA
Yorum: SUAT KAYALI
Tarih: 12 Temmuz 2007, 14:16
ŞİİRLERİN KADAR SEÇMİŞ OLDUĞUN HİKAYELERDE ÇOK GÜZEL
EMİNİM SANA AİT ÇOK GÜZEL HİKAYELER VARDIR EKLER MİSİN ? PAYLAŞ BİZİMLE OKUYALIM
ZATEN BİLGİSAYARIMDA SANA AİT Bİ ARŞİV YAPTIM BU ARADA SİYASİ ŞİİRLERDE YAZ RENGİNİDE GÖRELİM YAHU









Aci Hikaye
Yorum yazın