Main menu:

DİNİ

Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı…Berber: ” Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum.”Adam: ” Peki neden böyle diyorsun?”Berber: ” Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimseye acı çektirmez, birbirini üzmezdi.Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum…”Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü.Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berberin dükkanına geri döndü.

Adam: ” Biliyor musun ne var, bence berber diye birşey yok”
Berber: ” Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim.”
Adam: ” Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı.”

Berber: ” Hımmm… Berber diye birşey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?”

Adam: ” Kesinlikle doğru! Püf noktası da bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!”

                                             

iBRET ALINACAK BiR OLAY!ibretle okuyacaginiz bu olay Hollanda’da gerceklesmistir. Bir genc kiz odasinda müzik dinlemekteyken, anneside sesli bir sekilde Kuran-i Kerim okumakla mesgulmüs. Bu sirada annesi kizina müzigin sesini kismasini söylemis. Bunun üzerine genc kiz annesine bagirarak kendisinin susmasini istemis. Genc kiz annesinin onu dinlemedigini ve Kuran-i Kerimi hala sesli bi sekilde okumaya devam ettigini görünce hemen, insanlara rehber amaciyla indirilen kutsal kitabimizi annesinin elinden alip yirtar. O an genc kiz alev alip yanmaya baslar. Söndürmek icin üzerine battaniye atar annesi. Battaniyesini kaldirdigindaysa asagida görülen ibretli manzarayla karsilasir. Genc kiz su an Hollanda’da bi hastanededir.

Ailesi igne yaptirip öldürülmesini istiyor.Kur’an okundugu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin” (Arâf, 204).- “Biz, Kur’an okundugu zaman, seninle ahirete inanmayanlarin arasina gizleyici bir örtü çekeriz. Ayrica, onu anlamamalari için kalplerine bir kapalilik ve kulaklarina bir agirlik veririz. Sen, Kur’an’da Rabbinin
birligini yadettiginde onlar, canlari sikilmis bir vaziyette, gerisingeri dönüp giderler” (Isrâ, 45, 46).
 
RABBİMİZE GİDEN YOLLARI ENGELLEMEYE ÇALIŞANLAR YARIN BUNLARI YAPACAKLAR İZİN VERMEYELİM ONLARA RABBİMİZİN VE PAYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED S.A.V  YOLUNDA YÜRÜYELİM KARŞINIZDA SECDE ETMİŞ Bİ AĞAÇ SİZ DAHA NE DURUYOSUNUZ 

Kur`an-i Kerim`in Mucizeleri    Allah`in kitabinda saymakla bitmeyecek kadar mucize vardir. Aslinda her satir, her ayet bir baska mucizedir. Yillar gectikce her kitap eskirken Kuran her yil daha da guzellesmekte, tazeligini korumaktadir. Okuyunca her zaman ayni tadi ve ahengi alirsiniz. Ayrica yillar gectikce teknoloji gelistikce Kuran daha iyi anlasilmaktadir. Kuran bazilarinin iddia ettigi gibi cagin gerisinde degil ilerisindedir!
    1-) Yunus Suresi 90-92. ayetler: Derken İsrail oğullarını denizden geçirdik. Firavun askerleriyle takip ve taarruz etmek için derhal arkalarına düştü. Sonunda boğulma kendini sıkboğaz edince: “İnandım, gerçekten de İsrail oğullarının iman ettiği Allah’tan başka tanrı yok, ben de O’na teslimiyet gösterenlerdenim!” dedi. “Ha! Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.Biz de bugün seni bedeninle bir tepeye atacağız ki, arkandan geleceklere bir ibret olasın!” Ne var ki insanların birçoğu ayetlerimizden cidden gaflettedirler.
    Firavun tam iman edip secde etmisken olum onu yakaladi. Asagidaki resim British Museum`daki bir cesede ait. Ceset 2003 yilinda Misir`a teslim edildi. Uzmanlar bu cesedin firavun`a ait oldugundan eminler. Ceset 3000 yillik ve bulundugunda kizildeniz yakinlarinda secde eder haldeydi. Hala kismen de olsa secde etmekte. Bu kuran`da soylenen Firavun`un son anda iman etmesi olayini kanitliyor. Ikinci olay ise, Firavun`un vucudu hic curumeden durmayi basarmis, halbuki bilimadamlarina gore bir vucudun curumeden 50 yil bile kalmasi imkansizken firavunun cesedi 3000 yildir curumemis. Bunun aciklamasi da Kuran`da. Allah onu bir gun tepeye yani yer yuzune cikarip insanlara ibret olarak gosterecekti. Bu da gerceklesti. Bu resim ve ustteki ayetler herseyi aciklamaya yetiyor aslinda….
   

    2-) Asagidaki resim Rusya`da cekilmis. Bir yangindan sonra evdeki hersey yaniyor ama bir kitabin bazi sayfalari aynen kaliyor. Kitap muhtemelen bir dini kitap ve icinde Kuran ayetleri olan bolumler yanmazken geri kalan her satiri yaniyor. Evde yanmadan kurtulan tek sey kitapta Kuran ayetlerinin oldugu parcalar.
   

    3-) Rahman suresi 37-38. ayetler : Gök yarılıp da kızarmış yağ renginde gül gibi olduğu zaman, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
    Asagidaki resim NASA`nin teleskopundan cekildi. Resimde Dunya`ya 3000 isik yili (28.382.400.000.000.000 km) uzakliktaki bir yildiza ait. Kuran`da gokun yarilmasindan bahsediyor, NASA`dakiler de bu resimdeki yildizin omrunu tamamlayip patlamaya hazirlanan (yani yarilmaya) bir yildiz oldugunu soyluyorlar. Yani yildiz yarilip kizarmis yag renginde gul gibi olmus, AYNEN Kuran`da aciklandigi gibi…..
   
    4-) Kuran`daki sure ve ayet numaralari tesaduf olamaz! Iste bir ornek. Asagidaki tabloda her surenin numarasi ve kac ayetten olustugu isaretlenmis. Soldan saga giden numaralar sure numarasi, asagidan yukari gidenler de ayet numarasi. Mesela 2. sure olan bakara toplam 286 ayet. Tabloda 2. sure 300`e yakin bir yerde isaretlenmis gordugunuz gibi. Simdi burada toplanan noktalari birlestirelim bakalim ortaya ne cikacak…Hayretler verici…Ortaya Arapca Allah yazisi cikti!
   

5-) Murselat Suresi 32-33. ayetler: O, saray gibi kocaman kıvılcım saçar.Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.
    Burada her kivilcimin sari develer gibi oldugu soylenmektedir. Gunes patlamalari oldugu zaman gunesin resmini ceken NASA gorevlileri de ayni seyleri gormuslerdi. Bakin bakalim alevler sari deveye benziyor mu benzemiyor mu?
   
6-) Enam suresi 125. ayet: Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm’a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.
    Bundan 1400 yil once Kuran insanlara indiginde goge cikan insanin kalbinin daralacagini kimse bilemez, tahmin bile edemezdi. Yillar sonra 1950`lerden sonra insanlar goge yukseldikce basincin artip oksijenin azaldigini ve kalbin daraldigini bilim sayesinde ogrenebildiler. Bazilarinin dedigi gibi Kuran gercekten Hz Muhammed(SAV)`in uydurdugu (hasa) bir kitap olsaydi bu tur bilgileri icinde barindirmasi mumkun degildi!

7-) En-Nur suresi 40. ayet: Yahut (o kâfirlerin duygu, düşünce ve davranışları) engin bir denizdeki yoğun karanlıklar gibidir; (öyle bir deniz) ki, onu dalga üstüne dalga kaplıyor; üstünde de bulut… Birbiri üstüne karanlıklar… İnsan, elini çıkarıp uzatsa, neredeyse onu dahi göremez. Bir kimseye Allah nûr vermemişse, artık o kimsenin aydınlıktan nasibi yoktur.
      Iste bir baska muhtesem ayet daha. Eger Kuran Hz Muhammed(SAV) tarafindan yazilmis olsaydi bu bilgiyi tasimasi mumkun degildi cunku bu bilgi bilim tarafindan bile son 30-40 yilda son teknoloji kullanilarak bulunabildi. Soyle ki:
       “Okyanuslarin derinliklerinde ic dalgalar ve katmanlara ayrilmis denizler vardir. Buna derin denizler deniyor. Bu denizler cok karanlik oldugundan buralarda yasayan canlilarin gozleri yoktur, degisik algi organlarinin yardimiyla yollarini ve yiyeceklerini bulabilirler.” Bu bilgi bir bilim kaynagindan alinmistir. Simdi bakalim, hayati collerle kapli bir ulkede gecen ve yasadigi yillarda bugunku teknolojinin %1`i bile olmayan biri nasil bu tur bilgiler uydurabilir.(!) Bazi seyleri ateistler ve diger Islam dusmanlari hicbir zaman aciklayamayacaklar.

8-) Insanlarin elleri ve diger yerlerinde sinir uclari vardir ve bu sinir uclarinin yardimiyla aci cekerler ve herseyi hissederler. Mesela elinize ates degdigi zaman burada duydugunuz aciyi beyninize ileten bu sinir uclaridir. Sinir uclari asiri derecede tahrip olursa da bir insan aci cekemez, hicbir sey hissedemez. Bu bilimin acikladigi bir sey. Tabi kendini uyanik sanan bazi insanlar da “Iste Kuran bilime uymuyor, Kuran`da insanin cehennemde sonsuza kadar yanacagi soyleniyor ama bir sure sonra sinirler yipranacagindan insan artik aci cekmez” diye atip tutuyorlar. Onlara en guzel cevabi Kurani Kerim veriyor! Nisa suresi 56. ayet: Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar! Allah daima üstün ve hakîmdir.
    Suphesiz Allah, herseyi herkesden daha iyi bilendir!!!
9-) Rahman suresi 19-21. ayetler: İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?
      Bu ayetler de bilim tarafindan son 25 yilda onaylanan ayetler. Ne demistik, teknoloji gelistikce Kuran daha da anlasiliyor, daha da tazelesiyor! Eskiden insanlar okyanuslari dev su kutleleri sanirlardi ama bilim son yillarda aslinda okyanuslarin birbirinden ayrik oldugunu ve aralarinda gozle gorulemeyecek bariyerler oldugunu buldu, boylece tatli su ile tuzlu su karismiyor! Bunu yillar once kesfeden unlu bir bilimadami musluman olmamis miydi!!!

10-) Nahl suresi 8. ayet: Hem binesiniz diye, hem de zinet olmak üzere atları, katıdan ve eşekleri de yarattı ve bilemeyeceğiniz daha neler yaratacak.
    Burada Allah bize ilerde yeni vasitalari yaratacagini belirtiyor. Gercekten de bu ayetlerden yuzlerce yil sonra arabalar, ucaklar, dev gemiler….vs geldi dunyaya. Bunlari o donemde yasayan biri tahmin edebilir miydi?

Daha fazla ayrinti icin lutfen http://www.kuranmucizeleri.com adresini ziyaret edin….

Yabanci Basinda Cikan Bir Yazi: Kuran`in Bilimsel Yonu Profesoru Sasirtti!

    Bu yazi “Insan Embiryosunda Kuran ve Hadis`in Izleri” adli makaleden esinlenmistir. Makaleyi yazan kisi Doktor Keith Moore, Toronto Universitesinde Anatomi Profesoru ve bolum baskanidir.
    Doktor Moore`a gore embiryonun anne karnindaki evreleri ve gelisimi gunumuzdeki mikroskoplar olmadan izlenemez ve incelenemez. Mikroskoplar ilk kez 17. yuzyilda icat edilmisti ve 18. yuzyila kadar bilimsel calismalarda pek kullanilmamisti. Kuran`i inceleyen doktor Moore: “7. yuzyilda gelen bir kitapda gordugum bilimsel veriler beni fazlasiyla sasirtti ve hayrete dusurdu” diyor. Zumer Suresi 6. ayette Sizleri analarınızın karınlarında üç türlü karanlık içinde yaratılışdan yaratılışa yaratıp duruyor, denmektedir.
    Doktor Moore`a gore cocugun anne karninda evreler halinde gelistigi gercegi 15. yuzyila kadar tartisilmamisti bile. Yani Kuran`in inmesinden 800 yil sonra bile bu gercekten bilim cevresinin haberi bile yoktu. Doktor Moore: “Insan embiryosunun cesitli evrelerden gecerek olustugu 1940`lardan sonra ortaya cikmisti ve bu bilgiler 1980`den sonra sekillendi ve son halini aldi.” diyor.
    Doktor Moore ayrica; “19. yuzyilin sonlarina kadar zigotun kromozomlarinin karakteristigi belirledigi fikri benimsenmiyordu bile” diyor. Abese suresinin 18-19. ayetlerinde Allah onu neden yarattı? Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi, demekte. Doktor Moore ise bu ayetleri isaret ederek “burada nutfe denilen sey insanin karakteristik ozelliklerini sekillendiren yapidir ve bu son yuzyilda ortaya cikan bir bilgidir”, diyor.
    Doktor Moore baska ayetlere de dikkat cekiyor. Mesela El Muminun suresinin 12-14. ayetlerinden bahsediyor. Bu ayetler soyle:
   
Andolsun biz insanı, çamurdan (süzülüp çıkarılmış) bir özden yarattık. Sonra onu sağlam bir karargâhta nutfe haline getirdik. Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk; bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. Yapıp yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.
    Doktor Moore`a gore insanin anne karninda olusumu aynen Kur`an-i Kerim`in bize 1400 sene once haber verdigi gibi. Doktor Moore ayrica soyle soyluyor: “Iste uzun yillardir suren bilimle din arasindaki boslugu Kuran kapatabilir ve bilime yol gosterebilir!” Doktor Moore`a gore Kuran kesinlikle Tanri`nin insanlara yolladigi bir kitap.

İNSANOĞLU UNUTUR NEDEN VAROLDUĞUNU BAŞI YERLERDEDİR UTANIR KALDIRMAZ BAŞINI GÖKYÜZÜNE

HALBUKİ ALLAH GÖKYÜZÜNDE DEĞİL,HER YERDEDİR


       

2008 YILI DİNİ GÜNLER LİSTESİ

HİCRİ TARİHLER

          MİLADİ TARİHLER

GÜN

AY

YIL

GÜN

AY-YIL

HAF.GÜN

DİNİ GÜNLER

1

MUHARREM

1429

10

OCAK-2008

PERŞEMBE

HİCRİ YILBAŞI

10

MUHARREM

1429

19

OCAK-2008

CUMARTESİ

AŞURE GUNU

1

SAFER

1429

08

ŞUBAT-2008

CUMA

……..

1

R.EVVEL

1429

09

MART-2008

PAZAR

……..

11 / 12

 R.EVVEL

1429

19/20

MART-2008

ÇARŞAMBA / PERŞEMBE

MEVLİD KANDİLİ

1

R.AHIR

1429

07

NİSAN-2008

PAZARTESİ

 

1

C.EVVEL

1429

06

MAYIS-2008

SALI

 

1

C.AHIR

1429

05

HAZİRAN-2008

PERŞEMBE

 

29 / 01

C.AHIR /RECEB

1429

03/04

TEMMUZ-2008

PERŞEMBE/CUMA

REGAİB KANDİLİ

1

RECEB

1429

04

TEMMUZ-2008

CUMA

ÜÇ AYLAR’ın BAŞLANGICI

26/27

RECEB

1429

29/30

TEMMUZ-2008

SALI / ÇARŞAMBA

MİRAC KANDİLİ

1

SABAN

1429

03

AĞUSTOS-2008

PAZAR

………..

14/15

SABAN

1429

16/17

AĞUSTOS-2008

CUMARTESİ /PAZAR

BERAT KANDİLİ

RAMAZAN 

1429

01 

EYLÜL-2008 

PAZARTESİ

RAMAZAN’IN BAŞLANGICI 

26/27

RAMAZAN

1429

26/27

EYLÜL-2008 

CUMA/CUMARTESİ

KADİR GECESİ

29

RAMAZAN

1429

29

EYLÜL-2008 

PAZARTESİ

AREFE

ŞEVVAL 

1429

30 

EYLÜL-2008 

SALI 

RAMAZAN BAYRAMI (1.Gun) 

ŞEVVAL 

1429

01

EKİM-2008 

ÇARŞAMBA

RAMAZAN BAYRAMI (2.Gun) 

ŞEVVAL 

1429

02

EKİM-2008 

PERŞEMBE 

RAMAZAN BAYRAMI (3.Gun) 

1

ZİLKADE

1429

30

EKİM-2008 

PERŞEMBE

 

1

ZİLHİCCE

1429

29

KASIM-2008

CUMARTESİ

 

9

ZİLHİCCE

1429

07

ARALIK-2008

PAZAR

AREFE

10 

ZİLHİCCE 

1429

08

ARALIK-2008

PAZARTESİ

KURBAN BAYRAMI (1.Gun) 

11 

ZİLHİCCE 

1429

09 

ARALIK-2008

SALI 

KURBAN BAYRAMI (2.Gun) 

12 

ZİLHİCCE 

1429

10

ARALIK-2008

ÇARŞAMBA

KURBAN BAYRAMI (3.Gun) 

13 

ZİLHİCCE 

1429

11

ARALIK-2008

PERŞEMBE 

KURBAN BAYRAMI (4.Gun) 

1

MUHARREM

1430

29

ARALIK-2008

PAZARTESİ

HİCRİ YILBAŞI

 40 HADİS

 1

اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ  قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ         

(Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.

Müslim, İmân, 95.

 2

اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ

İslâm, güzel ahlâktır. 

Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.

 3

مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ

İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.

Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.

 4

يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا

Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.

Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6.

 5

إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:

إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ

İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.

Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.

 6

اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ

Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.

Tirmizî, İlm, 14.

 7

لاَ يُلْدَغُ  اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ

Mümin, bir  delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)

Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.

 8

اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا

وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ

Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.

Tirmizî, Birr, 55.

 9

إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ

Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi  sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.

Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334.

 10

اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ

İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.

Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.

 11

مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ

Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.

 Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.

 12

عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ

بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ

İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.

Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.

 13

لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ

Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.

İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.

 14

لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ

Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.

Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.

 15

اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır.  Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n  kusurunu) örter.

Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.

 

 16

لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا

İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız.

Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.

 17

اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.

 18

لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا

وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ

Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.

Buhârî, Edeb, 57, 58.

 19

إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا

Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.             

Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.

 20

لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ

(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.

Tirmizî, Birr, 58.

 21

تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ

(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.

Tirmizî, Birr, 36.

 22

إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ

Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.

Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;

Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.

 23

رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ

Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.

Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.

Tirmizî, Birr, 3.

 24

ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:

دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ

Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:

Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.

İbn Mâce, Dua, 11.

 25

مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ

Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir

hediye veremez.

Tirmizî, Birr, 33.

 26

  خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ

Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır.

Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.

 27

لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا

Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı

göstermeyen bizden değildir.

Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.

 28

كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى

Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur.

Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.

 29

اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ  الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ

(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.

Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.

 30

مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ

Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.

Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.

 31

مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ

Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;

ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.

Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.

 32

اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ

أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ

Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden

veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle

geçiren kimse gibidir.

Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;

Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.

 33

كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ

Her insan hata eder.

Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.

Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.

 34

عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ  إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ

Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir  darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

                  Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.

 35

مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا

Bizi aldatan bizden değildir.

Müslim, Îmân, 164.

 36

لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ

Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) 

cennete giremezler.

Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.

 37

أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ  عَرَقُهُ

İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz.

İbn Mâce, Ruhûn, 4.

 38

مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ

طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ

Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır.

Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.

 39

إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ

 وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ

İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.

Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

 40

اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ

Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.

Tirmizî, Cum’a, 80.

 

Yorumlar

Yorum: BAYRAM ÇELİK
Tarih: 18 Ocak 2008, 14:17

BU SAYFANIN BAYRAM ÇELİK İÇİN AYRI BİR ÖNEMİ VAR BU SAYFA BENİM YÜREĞİMİN İÇİNDE YANIP TUTUŞANLARDIR DIŞARIYA ÇIKMAYI BEKLİYORLAR AZ KALDI HERŞEY HER YOL ONA GİDER YÜCE RABBİMİZE ALLAH C.C. BUNU UNUTMAYIN YANLIŞLARINIZI İLERDE DÜZELTECEK BOYUTTA YAPIN EN AZINDAN HATASIZ KUL OLMAZ ÖNEMLİ OLAN HATALARDAN DERS ALIP KENDİNİ ONUN YOLUNA SERMEK

NE YAPARSANIZ YAPIN GERİYE DÖNDÜĞÜNÜZDE HEP ACI KALIR İNANCINIZLA KİŞİLİĞİNİZİ BİRLEŞTİREMEDİYSENİZ HEP EKSİKLİK DUYARSINIZ HUZURSUZLUĞUNUZUN SİNİRLERLENİŞİNİZİN NEDENİ BUDUR HUZURA BİR ADIM VAR HERŞEY SİZE BAĞLI O VAKTİ İYİ SEÇİN BELKİ DAHA ZAMAN VAR SİZE GÖRE İNŞALLAH ZAMANI İYİ AYARLARSINIZ BU DÜNYADAN ÇEKİP GİDERSENİZ BU YÜREĞİNİZDEKİLERİ YAPAMADIM VAY HALİNİZE

ALLAH HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN İNŞALLAH

Yorum: BAYRAM ÇELİK
Tarih: 18 Ocak 2008, 14:18

ADIM BAYRAM ÇELİK VE ŞUAN YAŞIYORUM ÇOK ŞÜKÜR DİLERİM ALLAHIMDAN BANA DOĞRU ŞEYLER YAPICAK KADAR FIRSAT VERİR

Yorum: BETÜL
Tarih: 12 Şubat 2008, 18:06

GERÇEKTEN DİNİ ANLAMAYA ŞU SAYFADA OLANLAR BİLE YETER
BEN HENÜZ YOLUN BAŞINDAYIM
UNUTMAYIN ANLAMAK İÇİN BİLMEK GERKİR
OKUYUN

Yorum: BAYRAM ÇELİK
Tarih: 12 Şubat 2008, 18:17

zaten bir zaman sonra bunu anlıyoruz HAYAT BOM BOŞ GRÇEK OLAN BİR DÜNYA DAHA OLDUĞU RABBİMİZ DİNİMİZ

Yorum: BAYRAM ÇELİK
Tarih: 12 Şubat 2008, 18:19

ALLAH C.C. HEPİMİZİN YARDIMCISI OLSUN İNŞALLAH BU ALANDAKİ YORUMLAR BENİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ ALLAH RAZI OLSUN

Yorum yazın